TAVAF NASIL YAPILIR - MAKAM-I İBRAHİM






Mültezem kapısınından bir kaç adım sonra Altın kaplama, cam mekan bir vitrinin önünden geçiyor olacaksınız. Bu alanın ismi Makam-ı İbrahim'dir. Bu alandan geçerken daha ilkokul sıralarındayken öğrendiğimiz ve her namazda selamdan önce okuduğumuz Salli ve Barik salevatları okunur. Ecdadımızın tabiriyle Et-Tekraaru ahsen, velev keene yüzseksen (Tekrar etmek güzeldir, 180 kere bile olsa) diyerek hepimizin bildiği bu iki salevatı tekrar mahiyetinde sayfamızda paylaşalım.

SALLI : Allahümme Salli alee Seyyidinee Muhammedin ve alee eeli Seyyidinee Muhammed, Kemee salleyte alee İbrahime ve alee eeli İbrahim. İnneke Hamidun Meciid.
BARIK: Allahümme Barik alee Seyyidinee Muhammedin ve alee eeli Seyyidine Muhammed, Kemee barekte alee İbrahime ve alee eeli İbrahim. İnneke Hamidün Meciid.



Bu cam mekanın içerisinde Hazreti İbrahim Aleyhisselamın mübarek ayak izlerinin olduğu bir taş vardır. Bu yüzden buraya Makam-ı İbrahim denmiştir.



Şimdi biraz bu taşın hikmetinden bahsedelim. "Kabenin ilk kez inşası (Tıklayınız)" isimli makalemizde de belirttiğimiz gibi Kabe-i Muazzama tarih boyunca çeşitli defalar yeniden imar edilmiştir. Nuh tufanından sonra Kabenin yeri belirsiz kaldı. Cenab-ı Hakk Hazreti İbrahim Aleyhisselama Kabeyi inşa etmesini buyurdu. Hazreti İbrahim Aleyhisselam Kabeyi inşaa ederken duvar yükseldi. Hazreti İbrahim Aleyhisselam yükselen Kabenin duvarlarını daha da yükseltebilmek için bu taşı mucizevi bir şekilde asansör olarak kullanmış, bu taşın üzerine çıkarak havada yükselmiş ve Kabe-i Muazzamanın duvarlarının en üst seviyesine ulaşarak buraya taş-harç v.s ilave ederek duvarı daha da yükseltmiştir. Kabe-i Muazzama Hazreti İbrahim Aleyhisselam tarafından tahminen aşağıdaki gibi inşa edilmiştir.



Resime dikkatli bir şekilde bakarsanız, Kabenin bugünkü gibi kare bir şekilde olmadığını, dikdörtgen olduğunu farkedeceksiniz. Bunun nedenini de bir sonraki sayfamız olan Hicr-i İsmail sayfasında açıklayacağız. Hazreti İbrahim Aleyhisselam Kabe-i Muazzamanyı tamamladıktan sonra Cenab-ı Hakk , Hazreti İbrahim Aleyhisselama yüksek bir yere çıkmasını ve haccı insanlara ilan etmesini buyurdu. Hazreti İbrahim Aleyhisselam da "Ya Rabbi benim buna gücüm yetmez" deyince Cenab-ı Hakk da "Sen ilan et, sesini duyurmak bize aittir" dedi. Bunun üzerine Hazreti İbrahim Aleyhisselam yüksek bir yere çıkmak için yine mucizevi bir asansör olan ve muallakta(boşlukta) yükselen bu taşın üzerine çıkarak yükseldi ve yüksekten etrafına baktı ve bütün yeryüzünün, dağların, taşların, ovaların, kara ve denizlerin, insan ve cinleri ile beraber hepsinin gözünün önünde toplandığını gördü ve insanlara Hazret-i Allahın davetini iletti. İşte bu taşın hikmeti budur.

Başlamış olduğumuz bu mevzuyu bitirmemiz gerekirse:
Hazreti İbrahim Aleyhisselam bu taş üzerinde yükselmiş haldeyken iki parmağını kulaklarına koyarak doğuya, batıya, kuzey ve güneye doğru dönerek şöyle seslendi: "Ey insanlar! Beytü'l- Atîk'i (Ka'be'yi) ziyaret etmek sizlere farz kılındı, Rabb'inizin dâvetine icabet edin, gelin." O gün Cenab-ı Hakkın, Hazreti İbrahim vasıtasıyla bütün insanlara yapmış olduğu bu davete "Lebbeyk" diyerek icap edenler, Hazreti İbrahim zamanından kıyamete kadar haccetmeye muvaffak olanlardır.


Makam-ı İbrahim, Kuran-ı Kerimde , Rabbimizin de kendisinden bahsettiği mubarek bir yerdir. Cenab-ı Hakk Al-İmran Suresinin 96 ve 97nci ayetlerinde mealen şu şekilde buyuruyor.
[Al İmran 96] : Doğrusu insanlar için yapılmış ilk mabed, elbette Mekkedeki o çok mubarek ve bütün alemlere hidayet olan Beyttir.
[Al İmran 97] Orada apaçık ayetler var, İbrahimin makamı var. Oraya giren kimse emniyette olur. Yoluna gücü yeten her kimsenin Beyti haccetmesi de insanlar üzerine Allah'ın bir hakkıdır. Kim bu hakkı tanımazsa şüphesiz Allah'ın hiç bir kimseye ihtiyacı yoktur.

Bu mubarek alanda 2 rekat de olsa namaz kılmak çok faziletlidir. Tavaf bitiminde kılınacak olan tavaf namazının da burada kılınması tavsiye edilir fakat günümüzde hac ve umre için talebin çok yoğun olması ve tavaf alanının kalabalıklığı sebebiyle bugün Makam-ı İbrahimde namaz kılmak pek mümkün olmamaktadır. Makam-ı İbrahimin yanı başında bir görevli bulunur ve burada namaz kılmak isteyen hacıları "YALLAH HACI YALLAH" diyerek oradan uzaklaştırır. Zaten hac ziyaretiniz boyunca en çok duyacağınız 2 cümleden birisi "Hacı Sabır" diğeri de "YALLAH Hacı" cümlesidir. Bu alanda 2nci cümleyi sıkça duyabilirsiniz.



Aslında buradaki görevliler burada namaz kılmak isteyenleri oradan uzaklaştırarak bir nevi doğru bir şey yapıyorlar. Bizim tavaflarımız esnasında her nasıl olduysa bazı kimselerin orada namaza durduklarını görmüştük. Tavaf devam ederken orada namaza duran kişiler tavafın ilerleyişini durduruyor ve zaten yoğun olan tavaf alanındaki toplu hareket kaabiliyetinin iyice düşmesine sebep oluyorlardı. Yani namaz kılacağım derken onlarca yüzlerce kişinin tavaf alanında ilerlemesine engel oluyorlardı.

Bu yüzden tavaf devam ediyorsa kalabalık yüzünden bu alanda namaz kılma imkanı yoksa siz de şansınızı zorlamayınız. Resimde gösterdiğimiz görevliler ne diyorsa onu yapınız. Eğer tavaf alanı tenha ise , namaza durduğunuzda başkalarının tavafını engelleyip onların kul hakkına girmeyecekseniz o zaman bu fırsatı kaçırmayın deriz.

Erkekler için de şöyle bir güzellik var. Namaz vakti yaklaştığında Kabenin etrafında birer ikişer saflar oluşmaya başlar. İşte o saflar oluşmaya başladığında siz de Makam-ı İbrahim civarında olursanız, safınızı bu alanda tutabilirsiniz ve Kuran-ı Kerimde kendisinden bahsedilen bu mubarek yerde namaz kılma imkanına kavuşursunuz. Belki de 2 rekat nafile namazınızı o vakit kılıverirsiniz.



    1   2   3   4   5   6   7   Özet